Tarih

Boğazlar 2023’te serbest mi?

Bundan 3-4 ay önce bir arkadaşımı ziyaret için İzmir’e seyahat etmiştim, bir kaç eski dost biraraya gelip hasbihal ettik, bu arada Çeşme’yi de ziyaret edip günübirlik bir tatil yaptık. İzmir’den Çeşmeye giderken Otoyol geçiş ücreti ödeniyor biliyorsunuz, tüm otoyolları, Boğaziçi ve Fatih Köprüsü gibi. Sahi biz bu ücreti neden ödüyoruz hiç düşündük mü?

montro-bogazlar-sozlesmesi-300x209Şöyle ki dünyanın her yerinde otoban ve köprü ücretleri alınır, otobanlarda giriş çıkışlar kontrollüdür, sürekli bakım, onarım kontrol yapılır, trafiğin akışı engellenmez, yüksek maliyetli kaliteli malzeme kullanılır vs. bunlar içinde bir takım ücretlere tabi oluyoruz, devletin gelir kapısından sadece bir tanesi.
Her neyse konumuza dönmek için şöyle bir soru sorayım, “-Yahu biz 1-2 kilometrelik otoyol için para ödüyoruzda, 20-30 kilometrelik boğazdan geçen gemilerden neden ücret alınmıyor? Gavura bu imtiyaz neden?”. Sizde sormaz mıydınız? Mesele tamda burada başlıyor..

Nedir bu 2023’te boğazlar bizim efsanesi? ne Lozan’da ne de Montrö’de böyle bir tarih yok, Montrö’de geçerlilik süresi 20 yıl olarak kabul edilmiş, 1936’da imzalanmış, zaten şu an geçerliliğini yitirmiş fakat taraflardan birisi masaya oturmak, tekrar değerlendirmek istemediği için hala yürürlükte. İsterseniz Lozan’dan Montrö’ye Boğazların durumuna bir göz atalım.

Lozan’da maalesef Boğazlar bizim elimizden çıktı demek çok abes olmaz herhalde, çünkü;

  • Lozan’da Boğazlar 15 km sağdan ve soldan gayri askeridir, yani üniformalı bir asker gezintiye bile çıkamaz.
  • Boğazlardan geçiş ücreti alınamaz.
  • Boğazların kontrolü Boğazlar Komisyonuna devredilecektir. (İngiltere, İtalya, Fransa, Japonya) Şimdi kimse bu zaferdir demesin.

Neyse ki 1936’da Türkiye’nin talebi üzerine Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalanıyor ve Türkiye büyük bir zafere imza atıyor. Öyle mi dersiniz? Tarih kitapları öyle diyor ama şahsi kanaatim Montrö Sözleşmesinin’de yetersiz olduğu yönünde. 1936’da Boğazlar Komisyonu’nun görevi bitti ve her iki taraftada asker bulundurabilecektik ve tahkimat yapabilecektik fakat hala ben şu para meselesine takıldım.

  • Montrö’ye göre ticaret gemilerinden kuruş para alamazsın (Rehberlik isterlerse alabilirsin).
  • Ticaret gemilerini gece ve gündüz, bayrak ve yük ne olursa olsun durduramazsın, sadece sağlık denetimi yapabilirsin bunuda boğazın girişinde ve çıkışında 2 noktada ve bunun içinde ücret talep edemezsin. (Salgın hastalık vs olsa dahi)
  • Savaş gemilerinin geçişine de karışamazsın, tonaj kontrolü yapabilirsin. (Muharipsek farklı hükümler var.)
Montrö 1936
Montrö 1936

Eğer uzun uzun okumak isterseniz her yerde bulabilirsiniz, bunlar benim notlarımdan bazıları, bence bu acziyettir, boğazların hala bizde olmadığına ispattır. Dünyada beleşe geçiş yapılan boğazlar sadece bizdedir malesef ve şu an Rus savaş gemilerinin geçişini de trene bakar gibi izliyoruz…

2023’te Boğazlar tam anlamıyla bizim olur mu? Belki…

Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayinde yaptığı atılımlar ve ekonomik gelişmeler Türkiye’nin sesinin daha gür çıkmasını sağladı, özellikle 15 Temmuz sonrası adeta dünyaya meydan okuan bir Türkiye var, ayrıca ABD ve AB’nin durumu çok iç açıcı değil, burdan hareketle 2023’de askeri ve ekonomik yönden eğer daha güçlü bir ülke olursak masaya oturup istediğimizi alabiliriz belki ne dersiniz?
Yazımı İsmet Paşa’nın 4 Şubat 1923 tarihinde Lozan hakkında yaptığı bir konuşmada sarf ettiği sözlerle bitiyorum, selametle kalın…

“Eğer dünyada tek kimse çıkıp da bana ‘Daha yapılacak fedakârlıklar vardı, şu kararı almalıydınız’ diyebilirse onları yapmaya razı olurum. Ben fedakârlığı en son haddine vardırdım. Toprak meselelerinde kendi zararımıza ve müttefiklerin lehine kararlar aldık. Azınlıklar meselesini müttefiklerin dilediği gibi hallettik. Boğazların serbestliğini kabul ettik. Düyun-u Umumiye yönetiminin faaliyetinin devamına razı olduk.”
Ali Naci Karacan “Lozan Konferansı ve İsmet Paşa” (1943, s. 151-2, 211-2)

Bir Cevap Yazın